Haber

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun: “Bugün İsrail işgal sanayisi, bırakın bölgesel barışı, dünya barışını bile tehdit eden bir hal almış durumda.”

Cumhurbaşkanlığı İrtibat Lideri Fahrettin Altun, “Batı sömürge düzeninin cesaretlendirdiği ve desteklediği İsrail işgal sanayisi, bugün bırakın bölgesel barışı, dünya barışını bile tehdit eden bir duruma gelmiştir.”

Cumhurbaşkanlığı İrtibat Lideri Fahrettin Altun, Milli Kütüphane Anadolu Salonu’nda düzenlenen “Yüzyılın Emanet Kızılay Esir Mektupları Sergisi” açılış programında konuştu.

Tarihin doğru ile yanlış arasındaki mücadelenin adı olduğunu belirten İrtibat Lideri Altun, “Üzerine yükseldiğimiz bu topraklar, bu coğrafya, bu medeniyet adeta bir hamle ve sonucudur, adına yapılan mücadelelerin, savaşların sonucudur. tarih boyunca, tarih kitapları bu savaşları yapan büyük ordulardan, komutanlardan bahseder.” . Fethedilen kaleleri ve toprakları yazar. Ancak bu savaşların asıl kahramanları cephelerde savaşan askerlerdir. Hikayeleri anonimdir. Hikayelerini bilmiyoruz. Esasında bunlar tarihin gerçek konularıdır. Her birinin hikayesi benzersizdir, her birinin hikayesi gerçektir. Gerçek tarih, gerçek tarih bilimi bizi o hikayelerle buluşturuyor. “Bu çabanın adıdır” dedi.

“Bu hikayeler Anadolu insanının bilgeliğini ve gücünü içeriyor.”

Programın yaklaşık 100 yıl önce vatanı, milleti ve onuru için savaşan ve bu savaşta esir düşen asilzadelerin hikayelerine tanıklık edeceğini belirten Altun, “Bu hikayelerde hem hasret var, hem sevgi, hem şefkat, hem yürek, hem liyakat var. “Anadolu insanının aklı ve gücü vardır. Bu hikayeler bizim hikayelerimiz, bu hikayeler bizi biz yapan değerlerin hikayeleri. Bu hikayeler bize Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı safında savaşırken düşman tarafından esir alınan esirlerin ailelerine gönderilen mektuplarla anlatılıyor” dedi.

Bu mektupların “Yüzyılların Emaneti: Mahkum Mektupları Sergisi”nde halkın beğenisine sunulacağını belirten Altun, “Cumhurbaşkanımız bu kütüphaneyi kurarken burasının milletle devletin buluşma yeri olacağını söyledi. ulusun kütüphanesi gerçek bir sosyal odak haline geldi.”

“Bu mektuplar bize çoğunlukla yarım kalan hikayeleri anlatıyor”

İrtibat Lideri Altun, Hilal-i Ahmer Cemiyeti’nin Birinci Dünya Savaşı sırasında bünyesinde bulunan Askeri Heyet aracılığıyla hem İtilaf Devletleri’nin elindeki Türk esirlerin hem de Osmanlı İmparatorluğu’ndaki yabancı esirlerin aileleriyle iletişim kurabilecekleri bir sistem kurduğunu belirtti. , şöyle konuştu: Zarafetini ve insanlığını ortaya koyan bir girişimdir. Bu mektuplar bize gerçek bir tarihi anlatıyor. Bu mektuplar bize en çok da yarım kalan hikayeleri anlatıyor. Bu stantta şahit olduğumuz mektuplar, muhataplarının sabırlı ve ısrarlı bekleyişlerine rağmen çeşitli sebeplerden dolayı yerine ulaşamayan mektuplardır. “Gözlerimizin önündeki okunamayan satırları ortaya çıkarıyor” dedi.

“Bu yarım kalmış hikayenin acısını bütün bu topraklarda hep birlikte yaşıyoruz.”

“Buradaki eksiklik, aslında aziz milletimizin o dönemde tarih sahnesindeki durumuna çok benzer” diyen Altun, şöyle konuştu: “Bu aziz millet, Tanzimat’tan mütareke yıllarına kadar her zaman bir eksiklik yaşamıştır. Böyle bir eksiklik yaşanmıştır. yokluk, yaşarken yaşatmanın, bereket içinde birlik ve kardeşliği yaratmanın mümkün olmadığıdır.” Bu, büyüme anlayışıyla, belirlediği her toprağı hayırlar diyarına dönüştüren bir iradenin eksikliğidir. Bugün Balkanlar’da, Kuzey Afrika’da, Kafkaslar’da ve Ortadoğu’da bu eksikliğin izlerine rastlıyoruz. Bütün bu topraklarda bu yarım kalan hikayenin acısını hep birlikte yaşıyoruz. “Bu topraklar huzur ve refah arıyor. Burası Gazze, burası Filistin” dedi.

Filistin’deki zulmün bugünün sorunu değil, yarım kalmış ve terkedilmiş bir hikayenin acı sonuçlarından biri olduğunu belirten İrtibat Lideri Altun, “İsrail’in bugün Gazze’de yaptığı zulm, katliam ve soykırım girişimi, tarihi bir baskı ve yağmanın yansımasıdır. “Yirminci yüzyıl boyunca Batılı sömürge düzeni tarafından teşvik edilen ve desteklenen İsrail işgal endüstrisi, artık bırakın bölgesel barışı, dünya barışı için bile tehdit haline geldi” dedi.

“Bu zulmün kaynağı açık bir katliam ve intikam motivasyonudur.”

İrtibat Lideri Altun, bugün İsrail’in düzenlediği baskınlarla bebekleri, çocukları, kadınları, yaşlıları katlettiğini, sağlık çalışanlarına, gazetecilere, sivil toplum gönüllülerine ve Birleşmiş Milletler üyelerine bomba yağdırdığını hatırlatarak, “Masumları, çocukları öldürüyor” dedi. , kadınlar ve yaşlılar, hastaneleri ve okulları yok ediyor.” “Evleri bombalamak, gazetecileri, doktorları ve sağlık çalışanlarını kasten hedef almak bir savaş suçudur. Zulümdür, vahşettir, alçaklıktır. Bu zulmün kaynağında açık bir katliam ve intikam motivasyonu vardır” dedi.

“Allah Cumhurbaşkanımıza güç versin”

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu zulmü ortadan kaldırmak için var gücüyle çalıştığının altını çizen Altun, “Sayın Cumhurbaşkanımız iki gün önce bir konuşma yaparak milletimize ve tüm dünyaya çok net bir mesaj verdi. Sayın Cumhurbaşkanımız, “Gazze’deki kardeşlerimizi sahipsiz, çaresiz ve yalnız bırakmayız ve asla bırakmayacağız. Emin olun, Filistin meselesi ve Gazze’de olup bitenler konusunda görünenin çok daha fazlasını yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. “Cumhurbaşkanımıza Allah güç versin” dedi.

İletişim Başkanı Altun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlı tutumu ve dirayetli liderliğiyle, Türkiye’nin hem Gazze’deki zulmün bir an önce sona ermesi hem de başkenti Kudüs olan, 1967 sınırlarına dayalı bağımsız bir Filistin devletinin kurulması için çaba gösterdiğini belirtti.

“Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uluslararası aktörlere örnek olacağız”

İletişim Başkanlığı’nın üstlendiği sorumluluklara değinen Altun, “Bu zulmü görünmez kılmak, hatta meşrulaştırmak için çalışan İsrailli ve Batılı medya şirketlerinin ve siyasetçilerin sistematik yalan, kara propaganda ve dezenformasyon kampanyalarıyla mücadele ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın bize verdiği sorumluluk çerçevesinde bunları ifşa etmek ve gerçekleri anlatmaktır.” diye bağırmaya çalışıyoruz. Bu dezenformasyon kampanyalarını yürütenler, bizi kara propaganda ve yalan sarmalına mahkum etmeye çalışıyorlar. Bu sarmalın içinde mücadele etmemizi istiyorlar. Mücadele ettikçe umutlarımız elimizden alınacak, umutlarımız tükendikçe umutsuzluğa, eylemsizliğe ve zalime teslim olmaya mecbur kalacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uluslararası aktörlere örnek oluyoruz. “Olacağız” dedi.

Ülke olarak tavrımızın insanlığın ve vicdani duruşun gereği olduğunu belirten Altun, “Sayın Emine Erdoğan’ın barış için, Gazze’deki çocuklar için, mazlumlar ve ihtiyaç sahipleri için gösterdiği samimi çabalar da bu tutumun bir yansımasıdır” dedi. . Teşekkür ederim, çok yaşasınlar.” “Bu mektuplar bize ne kadar şan ve şerefle dolu güçlü bir geçmişe sahip olduğumuzu gösteriyor. Tüm şehitlerimize rahmet diliyorum” dedi.

Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da katıldı. Emine Erdoğan, konuşmasının ardından yakınlarının esaret altındayken yazdığı mektupları ailelere teslim etti. Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Türk Kızılayı Başkanı Fatma Meriç Yılmaz da eşlik etti. Bağlantı Lideri Altun ve Yılmaz daha sonra Emine Erdoğan’a günün anısına bir mektup sundu.

Daha sonra Emine Erdoğan, Fahrettin Altun ve beraberindeki heyet, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı öncülüğünde Türk Kızılayı ve TRT iş birliğiyle düzenlenen “100 Yıllık Emanet: Kızılay Tutsak Mektupları Sergisi”ni ziyaret etti. – ANKARA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu